Hurtworld’ü test ettik!

Karşılaştığım ve yardım etmeye çalıştığım üçüncü çıplak insan tarafından da haklandığımda, nerede yanlış yaptığımı anlamıştım. Hayatta kalmak için ne pahasına olursun olsun çabalamalı ve çıplak insanlar beni haklamadan ben onları haklamalıydım!

Steam’in Erken Erişim sistemindeki onlarca hayatta kalma oyunundan biri olan Hurtworld’ün acımasız dünyasına gözlerimizi çıplak halde açıyoruz. Uzun zaman önce kurumuş bu denizin kenarından daha yeşil görünen iç kesimlere doğru hareket etmeye başladığımızda karakterimiz acıktığını belirterek bizlere eğlenceli grafiklere sahip bu yapımın bir hayatta kalma oyunu olduğunu hatırlatıyor.

ss_c2b810b0851e092f8002cd9ff4bb0c81ddd5a0c2.1920x1080

Biz de bundan önceki her hayatta kalma oyununda olduğu gibi sopaları ve taşları toplamaya başlıyoruz ki, baltamızı ve kazmamızı yapabilelim. Baltamızı diğer oyunların aksine ağaçları kesmek için değil de haritada rastgele ortaya çıkan devrilmiş kütükleri parçalamak için kullanıyoruz. Bu kütüklerin ve kazmamızla topladığımız madenlerin zamanla aynı bölgelerde tekrardan ortaya çıkıyor oluşu oyunun atmosferini bir miktar baltalıyor. Baltayla öldürmek istediğimiz tavşan ve geyik benzeri yaratıklar bizden hızlı olduğu için hava kararmaya başladığında karnımız aç bir şekilde ateş yakmak için gerekli malzemeleri toplamaya koyuluyoruz.

Sıcaklığın büyük bir yer tuttuğu bu oyunda bir ateşin yakınına sokulmadan ilk gecelerimizde hayatta kalmak mümkün görünmüyor. Yine de ateşin kaynağı odun değil de kömür ise bu sokulma sıcak çarpmasıyla ve sonrasında ölümle sonuçlanabiliyor. Yaktığımız ateşten ne kadar uzakta durmamız gerektiğini öğrendiğimizde karnımızı doyurmak için birkaç hayvan avlamış ve bir miktar et elde etmiş oluyoruz. İlginç bir şekilde avladığımız hayvanlardan et yerine tahtadan kutular içinde deri ya da tendon da çıkabiliyor. Üretim masamız için gerekli olan malzemeleri tamamlayıp üstümüze başımıza birkaç parça kıyafet yaptığımızdaysa oyunun acımasız yüzüyle, diğer oyuncularla tanışıyoruz.

maxresdefault (1)

Bizim eskiden olduğumuz gibi çıplak olan bu oyuncular, yaşamalarına izin verdiğimizde ve hatta bir parça yardımcı olmaya çalıştığımızda arkamızı dönmemiz için fırsat kollanmaya başlıyorlar. Arkamızı döndüğümüz anda kafamıza ellerinde bulunan taş baltayla ya da sırtımıza bizim onlara yardımcı olmak için verdiğimiz malzemelerle yaptıkları mızrakla ikinci bir defa düşünmeden saldırıyorlar. Bu senaryo birkaç kere sahnelendikten sonra, kendimizi gördüğümüz her diğer insanı bize yaklaşmasına izin vermeden öldürmeye çalışırken buluyoruz. Diğer oyuncuları öldürmek kötü bir şöhret kazanmamıza ve öldüğümüzde üzerimizdeki eşyaların daha çoğunu kaybetmemize sebep oluyor.

Bütün zorluklara göğüs gerip oyunu bir miktar daha oynadığımızda kendimize ait olduğunu ilan ettiğimiz araziye evimizi ve bulmayı umut ettiğimiz araçlarımız için garajımızı da yapabiliyoruz. Bu noktadan sonra oyunda yeni oyuncuları öldürmekten başka bir içerik kalmıyor. Şimdilik türe yenilik getirecek fikirlerden yoksun olmasına rağmen güzel bir taslağa sahip olan yapımı bütün hayatta kalma oyunu meraklılarına tavsiye ediyoruz!

Beklenti: 4/5

Ahmet Rıdvan Potur

sc_014

Henüz yorum yok.

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

LEVELONLINE

Burası Türkiye'nin en çok satan oyun dergisi LEVEL'ın web sitesi... Site, dergiden bağımsız bir yapıya sahip. Yani site içeriği ayrı, dergi içeriği ayrı...

Her gün onlarca; haber, özel haber, inceleme ve makale yazıyoruz. Her gün güncelleniyoruz. Birçok son dakika haberi de cabası... Tüm bunları Türkiye'nin en tecrübeli oyun editörleri yapıyor.

TWITTER

Oyuna geldik! #GameX2016 https://t.co/kripbMsCHd
Yeni Razer Kraken V2 ve ManO’War 7.1 Kulaklıklar Oyuncularla Buluştu! https://t.co/FbGQnccRRI https://t.co/jnNVT7k8w7

Flickr