World of Tanks’e İsveç tankları geldi!

World of Tanks günümüz itibariyla 120 milyondan fazla kullanıcıya sahip bir oyun ve şimdiye dek aldığı ödülleri sergilemek isteseniz, başlı başına bir müze açmanız gerekiyor.

Nitekim oyuna eklenecek olan en son ülke, bir süre önce duyurulduğu gibi İsveç ve biz de geçtiğimiz günlerde oyunun ilk basın lansmanı için İsveç’e gittik, sizler de dergide okudunuz zaten.

Diğer taraftan Wargaming’in Arsenalen‘deki basın sunumu öyle keyifliydi ki dergide yer veremediğimiz diğer detayları buradan paylaşalım istedik.

Wargaming bu lansman için Avrupa’nın en büyük tank müzelerinden olan ve Stockholm’ün 200km kadar batısındaki Strangnas‘te bulunan Arsenalen‘i seçmişti ve hem İsveç tanklarını ilk kez deneyim ettik (Hem oyunda hem de gerçekte!) hem de müze müdürü Stefan Karlsson ve emekli bir tank komutanı olan müze rehberimiz tarafından şahane bir tura çıkartıldık. Bu noktada adeta yürüyen bir tank ansiklopedisi olan ve yukarıdaki fotoğraflarda görebileceğiniz müze rehberimizin ismini not etmeyi unuttuğumu fark ettim ve hem kendisinden hem de sizlerden özür dilerim bunun için.

Kendisi tanklar hakkında öyle keyifli bilgiler verdi ki, tüm konuşmalarını kayda almak zorunda hissettim kendimi, iyi ki de yapmışım.

Dergide de bahsettiğim üzere İsveç, son iki yüz senedir herhangi bir sıcak çatışmaya girmemiş, bizim “Demirbaş Karl” diye dalga geçtiğimiz Carolus Rex‘ten (Charles XII) beri de yayılmacı politikalar izlememiş bir ülke ve çoğunuz “ne alaka İsveç tankları?” diye düşünebilir.

"Bu gördüğünüz şey, İsveç'in ilk tankı ancak biz yapmadık, Almanya'dan satın aldık. Sadece makineli tüfekler ile donatılmıştı ve amacına uygun olarak (piyade desteği) savaş alanındaki hızı piyadenin yürüme hızından pek farklı değildi."

“Bu gördüğünüz şey İsveç’in ilk tankı ancak bunu biz yapmadık, Almanya’dan satın aldık. Sadece makineli tüfekler ile donatılmıştı ve amacına uygun olarak (piyade desteği) savaş alanındaki hızı piyadenin yürüme hızından pek farklı değildi.”

Stefan Karlsson ve Richard Cutland‘ın da sunumda belirttikleri gibi, İsveç’in “tank sevdası” bu savaşlara girmemek için “güçlü olma” zorunluluğundan kaynaklanıyor. Bu yüzdendir ki ilk üretilen tanklardan tutun da, en popüler İsveç tankı olan Strv.103‘e kadar tamamı öncelikle “savunma” amaçlı geliştirilmiş, Almanların “Blitzkrieg” akını benzeri stratejilere uygun olmayan tanklar. World of Tanks’te de hem hafif/orta/ağır tank türünde hem de oldukça ilgi çekici olan tank destroyer branşında 19 İsveç tankına yer verilmiş.

Yukarıda fotoğraflarını gördüğünüz LK II, ya da İsveç ordusunun verdiği isimle Strv. fm/21 oyuna başlayacağınız ilk vasıta ve fazlasıyla “Loltraktor” tankını andırmakta. Tank ağacı buradan ikiye ayrılıyor ve tank destroyer tarafı Pvlvv m/42 ile başlayıp, oyuna ilginç bir “Siege mode” mekaniği getiren Strv.103B tankına kadar uzanıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Siege Mode’u açıklamadan önce yukarıdaki slaytta görebileceğiniz Strv.103’ü kısaca anlatmak gerekirse, dizel motorla donatılan ve son derece ufak tefek bir yapıya sahip olan bu tanklar (resmi olarak öyle adlandırılmasa da) aslında gördüğümüz son taretsiz tank destroyerlerinden biri.

1967 yılında hizmete giren ve zaman içinde türlü modifikasyonlar geçirip (en belirgini Strv.103B modelinin meşhur HEAT kalkanı) 1997 yılına kadar hizmette kalan bu tanklardan toplam 290 adet üretilmiş ve başka ülkelere de satılmamış. İsveç’in bitki örtüsü ve yüzey şekilleri göz önüne alınarak tasarlanan bu alet, 105mm topu ve alçak silüeti ile muhteşem bir savunma aracı.

Strv 103C

Strv 103C

Ancak onu bu kadar özel yapan şey elbette hidropnömatik süspansiyonu sayesinde taretsiz olmasına rağmen süspansiyon açısını değiştirerek topun yüksekliğini ayarlayabiliyor olması. Burada şunu belirtelim, diğer taretsiz tank destroyerlerinin topları az veya çok yukarı aşağı hareket edebiliyor ve Strv.103’ün çözümü çağ açıp çağ kapatmasa da en azından ilginç ve etkili denilebilir. Tankın eğimli zırhı da mermileri sektirmek konusunda oldukça başarılı.

Oyunda Tier 9-10 olarak yer alacak olan Strv.103, World of Tanks’e ilginç süspansiyon mekaniği ile birlikte geliyor. X tuşuna basarak Siege moduna geçen tank bu andan itibaren çok daha yavaş hareket ediyor ancak 105mm topun yukarı ve aşağı bakış açıları korkunç derecede artıyor. Alçak yapısı sayesinde şahane bir kamuflaj değerine sahip olduğunu da belirtelim.

"İkinci Dünya Savaşı ilerledikçe elimizdeki ekipmanın çok geride kaldığını fark ettik ve ortaya arkamda gördüğünüz 75mm toplu Strv m/42 çıktı. Biz buna ağır tank dedik ama sadece 22 ton ağırlığındaydı ve 1943 yılında savaş meydanına indiğinde çoktan demode kalmıştı bile."

“İkinci Dünya Savaşı ilerledikçe elimizdeki ekipmanın çok geride kaldığını fark ettik ve ortaya arkamda gördüğünüz 75mm toplu Strv m/42 çıktı. Biz buna ağır tank dedik ama sadece 22 ton ağırlığındaydı ve 1943 yılında savaş meydanına indiğinde çoktan demode olmuştu bile.”

Diğer branş ise Tier 6’ya kadar seri üretilen tankların, bundan sonrasında ise prototiplerin bulunduğu ana tank hattı. Tier 8’den itibaren ise “Oscillating Turret” ile donatılmış ve Fransız AMX 50 tanklarına benzeyen üst seviye tanklar karşımıza çıkıyor. Otomatik yükleyiciye sahip olan bu tanklar seviyeleri için “kağıt” tabir edilebilecek kalınlıkta ancak eğimli zırhlara sahipler ve iyi oyuncuların elinde hayli can yakacaklar gibi gözüküyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bugün yayınlanan 9.17 güncellemesi, İsveç tanklarının yanında pek çok tank için dengelemeler ve 11 tank için HD modeller (Char B1, Conqueror GC, Pz.Sfl. IVc, Sturer Emil, Pz.Sfl. IVb, VK 28.01, SU-85I, SU-122-44, KV-2, SU76I, Tetrarch) ile beraber geliyor. Aynı zamanda tüm oyunculara yeni bir tank slotunun da ücretsiz olarak verileceğini hatırlatmış olalım.

"Soğuk savaş devam ederken nükleer top mermisi atabilen obüsler de tasarlanmaya başladı ve bizim buna cevabımız da 155mm topa sahip olan ve 700hp gücündeki motoru ile atış yaptıktan sonra hızlıca yer değiştirebilen Bandkanon 1 oldu. 50 tonluk bu obüs 3km menzildeki bir nükleer patlamadan etkilenmiyordu ve askerlerin tank dışında kalmaması için de otomatik yükleyici ile beraber tasarlanmamıştı. Tankın 14 mermilik şarjörünü boşaltması ise sadece 45 saniye sürüyordu. Aradan neredeyse 50 sene geçti ve biz bunların hepsini jilet yaptık ama halen daha iyisini yapamadılar."

“Soğuk savaş devam ederken nükleer top mermisi atabilen obüsler de tasarlanmaya başladı ve bizim buna cevabımız da 155mm topa sahip olan ve 700hp gücündeki motoru ile atış yaptıktan sonra hızlıca yer değiştirebilen Bandkanon 1 oldu. 50 tonluk bu obüs 3km menzildeki bir nükleer patlamadan etkilenmiyordu ve askerlerin tank dışında kalmaması için de otomatik yükleyici ile beraber tasarlanmıştı. Obüsün 14 mermilik şarjörünü boşaltması ise sadece 45 saniye sürüyordu ki bu bir rekordur. Biz bunların bakım maliyetlerini karşılayamadığımız için hepsini jilet yaptık ama aradan neredeyse 60 sene geçti ve halen daha iyisini yapamadılar.”

Henüz yorum yok.

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

LEVELONLINE

Burası Türkiye'nin en çok satan oyun dergisi LEVEL'ın web sitesi... Site, dergiden bağımsız bir yapıya sahip. Yani site içeriği ayrı, dergi içeriği ayrı...

Her gün onlarca; haber, özel haber, inceleme ve makale yazıyoruz. Her gün güncelleniyoruz. Birçok son dakika haberi de cabası... Tüm bunları Türkiye'nin en tecrübeli oyun editörleri yapıyor.

TWITTER

Sanatsal yapıdaki oyun Memoranda’nın çıkış tarihi duyruldu! https://t.co/xQjkEO1XDr https://t.co/Cx02iRGgil

Flickr