![]() |
Yapım The Farm 51 | Dağıtım 1C Publishing | Tür Aksiyon | Diğer Platformlar Yok |
Savaş konulu oyunlar ve özellikle bu konuyla birleşen FPS oyunları, oyun dünyasında oldukça revaçta olmuştur. Call of Duty’nin FPS ve savaş faktörlerini bir araya getiren muazzam çalışmalarının bu duruma ne kadar katkısı varsa, İkinci Dünya Savaşı konseptinin de bunda büyük payı olduğunu söylemeliyiz. Birinci Dünya Savaşı ise oyun malzemesi olarak İkinci Dünya Savaşı kadar ilgi çekici olamamıştır bir türlü. Peki size şöyle bir soru sorulsa: “Birinci Dünya Savaşı konseptine biraz fantastik olarak yaklaşıp içine zombi ve vampirleri koysak, sonra bunu bir bilgisayar oyunu yapsak nasıl olurdu?” Muhtemelen bunu birisi size durduk yere sorsa “Manyak mıdır nedir!” diyerek kaçacak yer konusunda alternatifler üretmeye çalışırdınız ama belki de olabilirliğini düşünmeye başlardınız. O zaman düşünmeyin; sizi bu tarafa alayım ve NecroVision’la tanıştırayım.
Yaşayan ölüler savaş meydanlarında!
“NecroVision, gerçek bir cesaret örneği!” demek istiyorum ilk olarak. The Farm 51 senaristleri, oyunun senaryosu üzerinde fazlaca düşünmüş olmalılar; çünkü bu senaryo kolay kolay bir araya getirilecek bir yapıya sahip değil. Her nasılsa bunu başarıyorlar (!) ve karşımıza çizgi romanlardan fırlamış acemi bir İngiliz askerini, onun karşısına da Alman askerlerini, zombileri, trolleri, vampirleri ve hatta ejderhaları koyuyor, böyle bir mücadeleyi de bizim kontrol etmemizi bekliyorlar. Bakalım daha neler göreceğiz!

Senaryodan kısaca bahsedeyim: ”Zimmerman adında bir Alman bilim adamı, yeraltındaki karanlık dünyalarında yaşayan vampirleri keşfetmiş ve onlarla işbirliği yapmıştır. Zimmerman, kendisine vampirler tarafından sunulan doğaüstü güçlerle beraber -Alman Ordusu için biyolojik silahlar geliştirmek adına- savaş meydanlarından cesetleri toplatmaktadır. İngiliz Ordusu’na yeni katılmış bir asker olan kahramanımız ise karşısında sadece Alman Ordusu’nun olmadığını geç olmadan fark edecektir." Böyle bir senaryoyu yapılandırmakta mı zorlandılar nedir, senaryoyu takip etmek adına oyunu oynarken ara yükleme ekranlarında gördüğüm ve sağda solda bulduğum mektupları okumaktan öyle bir bunaldım ki, bir süre sonra artık bunları okumaktan vazgeçtim. ”Hala neden oynuyorum ki ben bu oyunu?” diye düşünürken oyunun kalan taraflarını incelemeye koyuldum. Kullandığım silahların çeşitleri arttıkça ve bir elimde tabanca taşırken diğer elimde kılıç veya kürek (!) taşımaya başlayınca neler olacağını daha da bir merak etmeye başladım. Tabancayla ateş etmeyi bırakıp bir zombinin kafasına kürekle vurduktan sonra bir diğerinin gözüne de kılıcı sokuverdim ve aklım başıma geldi! (Ünlemler artmaya başladı; sakinleşmeliyim!)

Türkiye'deki FRP tutkunlarını bir araya getiren, Türkiye'nin fantastik kurgu ve FRP sitesi FRPNET'e ulaşmak için
Blizzard Entertainment'ın şaheseri StarCraft II için ülkemizde oluşturulan Türkiye StarCraft II Ligi'nin internet sitesine ulaşmak için
Türkiye'deki The Sims hayranlarının bir araya geldiği ve serinin oyunları hakkında paylaşımda bulunduklarını siteye girmek için
Türkiye'de Fantazya'nın tanıtılması için oluşturulmuş olan, LEVEL'ın da üyesi olduğu Türk Fantazya Birliği'nin sitesine girmek için
Yorumlar
asansörle salona indiğimizde sulu zemine ayak bastığımızda karşıda ve yukarıda bulunan kapıdan bir cadı geliyor,havada iken ateş topu üzerimize gönderiyor.onu vurduktan sonra kapaklar açılıyor , değişik olarak,,BİZ BURADA KALDIK. BİLEN VARSA aşağıdaki adresimize LÜTFEN AÇIKLAMASINI GÖNDERSİN..BEKLİYORUZ..
SELAMLAR...
nedim246@hotmai l.com
nedim246@hotmai l.com