![]() |
Yapım Gearbox Software | Dağıtım 2K Games | Tür FPS / RPG | Diğer Platformlar PS3 Xbox 360 |
Tarzı olan oyunları seviyorum; tarzı olan her şeyi sevdiğim gibi... Son zamanlarda oyun dünyası öyle bir hal aldı ki oyunlara belirli ve farklı bir tarzı aşılamak farz oldu. Tabii ki bunu söylemek kolay ama hayata geçirmek de bir o kadar zor; çünkü bütün emeği bir anda çamura bulayacak riskler söz konusu. Yine de bu risklerin göz önüne alınması, bütün detayların ince elenip sık dokunması, orijinal ve marjinal fikirlerin üzerine titrenmesi sonucunda şaheser niteliğindeki oyunlar çıkabiliyor ortaya. İşte böyle bir oyun, uzun zamandır perdesini açmayı bekliyordu. “Borderlands” diyordu kendine bu oyun ve FPS ile RPG tarzlarını birbirine katarak yeni bir oyun türünün, yani RPS’nin (Role Playing Shooter) doğuşuna öncülük edeceğini söylüyordu. Borderlands’in bir iddiası daha vardı. Önce “binlerce” dendi, sonra bu sayı “yüz binler” olarak ifade edildi ve en sonunda da “milyonlarca” dedikodusu dolanmaya başladı ortalıkta. “Hadi canım!” derken anladık ki oyunun silah repertuarındaki sayı, neredeyse sonsuzluğu işaret ediyordu. Bu kadarı yetmezmiş gibi, bir de görsel revizyondan geçti Borderlands ve bu değişimin sonuçları gerçekten heyecan vericiydi. Böylece beklemeye başladık Borderlands’i ve nihayet bekleyişimiz son buldu. Borderlands, devasa dünyasının kapılarını araladı ve Pandora’nın hazinesine göz diken avcıları teker teker içeriye almaya başladı.

Pandora’ya hoş geldiniz!
İnsanoğlu, sonunu kendi elleriyle hazırladığı dünyada yaşam kaynaklarını tükettikten sonra, yaşam umudunu başka bir gezegende arar. “Pandora” adında, sırlarla dolu bir gezegen keşfedilir ve bu gezegene koloniler halinde göçler başlar. Pandora’nın en büyük sırrı, “Vault” adında bir efsanedir ve bu efsaneye göre gezegenin bir yerlerinde sınırsız yaşam kaynakları bulunmaktadır. Böylece efsanenin peşine nice hazine avcıları düşer ama giden bir daha asla geri dönmeyecektir. Vault, gerçekten sadece bir efsane midir, yoksa gerçeğin ta kendisi midir, bilinmez ama insanlığın yok olmaması için bir kahramana ihtiyaç duyulacaktır. Bu kahraman, efsaneyi gerçeğe dönüştürecek ve Pandora’yı insanlığın yeni yuvası haline getirecektir. Peki bilin bakalım kim bu kahraman?
Pandora’yı insanlığın yeni yuvası olarak tanımladım az önce ama sanırım bu tanım, bu gezegeni sıcak ve sevimli bir yer haline getirdi. Hayır, Pandora öyle bir yer değil. Yakıcı güneş ışınlarının kavurduğu çöllerle kaplı olan, her zaman aç gezen vahşi yaratıkların ve psikopat hazine avcılarının yaşadığı ütopik bir gezegen Pandora. (Bu yeni tanımdan sonra gözünüzde büyük ihtimalle Mad Max filmi canlanacaktır.) Sizin olayınızsa bu uçsuz bucaksız topraklarda dolaşarak Vault efsanesinin izlerini aramaktan ibaret. Olayın kökü bu ama işinizin kolay olacağını ve kısa süreceğini sanmayın; çünkü Borderlands, her anlamda geniş, çok geniş bir oyun. Şunu peşin olarak söyleyeyim ki bu oyunu oynamaya başladıktan sonra kendinizi kaybedeceksiniz, bundan emin olun. Borderlands, size fazlanın da fazlasını sunacak ve “Yeni bir görev, yeni bir silah, yeni bir harita; hadi bir görev daha!” derken uzun bir süre Pandora’dan ayrılmak istemeyeceksiniz.

Türkiye'deki FRP tutkunlarını bir araya getiren, Türkiye'nin fantastik kurgu ve FRP sitesi FRPNET'e ulaşmak için
Blizzard Entertainment'ın şaheseri StarCraft II için ülkemizde oluşturulan Türkiye StarCraft II Ligi'nin internet sitesine ulaşmak için
Türkiye'deki The Sims hayranlarının bir araya geldiği ve serinin oyunları hakkında paylaşımda bulunduklarını siteye girmek için
Türkiye'de Fantazya'nın tanıtılması için oluşturulmuş olan, LEVEL'ın da üyesi olduğu Türk Fantazya Birliği'nin sitesine girmek için
Yorumlar
siz ne diyorsunuz xD
ben her öldüğümde 26bin para ödüyorum :D o civarı