Sayfa 2 / 3
Oyunun geliştiricisi Terminal Reality‘i eski Monster Truck Madness serisinden ya da BloodRayne ile hatırlayabiliriz. Firmanın Atari ve Sony gibi iki dev yayıncının kanatları altında çalışma şansını kötü kullandığını da söyleyemeyiz. Son işleri Ghostbusters’ın görsel açıdan ortalamanın üzerinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Karakterlerin mimikleri ve animasyonları gayet doyurucu. Ayrıca dudaklarındaki senkron uyumu için sarf edilen çaba da dikkatlerden kaçmıyor. Karanlık bölgelerdeki gölge oyunları ve fenerinizin ışığının gerçekçiliği de oyunun olumlu minik artılarından. Diğer görsel artılarsa detaylı Proton Paketi tasviri ve şahane tuzak efektleri. “Infernal Engine” ile geliştirilen oyun, görsel olarak gayet tatmin edici; hatta tüylerimi diken diken eden, duyduğumda içimden kaçma hissini uyandıran, “yeni nesil” sıfatını da sonuna kadar hak ediyor. Oyundaki “Blast” efektleri ve birçok karakterin hayaleti aynı anda yakalayıp oraya buraya çekiştirdikleri andaki sahneler göze çok ama çok hoş geliyor. Tatmin edici bir oranda parçalanabilen çevreyle birlikte oyundaki mekanlar da sürekli değişmekte. Bir bakıyorsunuz Ecto-1 adıyla bilinen Ectomobile’ımıza atlıyor ve New York sokaklarında hayaletlerle mücadele ediyoruz, bir bakıyorsunuz mezarlıklarda ve müzelerde bu şeytani tehlikenin kaynağını arıyoruz. Ancak oyun ne yaparsa yapsın çok çabuk tekdüzeleşmekten ve sıkıcı hale gelmek kurtulamıyor; istediği zaman korkunç olmayı da beceremiyor. Hayaletleri yakalama konusunda oyunun getirdiği gerçekçi ve keyifli yaklaşım, burada oyunun en zayıf noktası haline geliyor. Keyifli boss mücadelelerini dışarıda tutarak söylersek oyun, bütün hayaletleri alt etme yöntemini aynı süreçle işliyor: Enerjiyi azalt, tuzağı kur, sürükle ve hapset. Bu keyifli gözüken numara, oyunun fazla ilerlemesine gerek kalmadan kabak tadı vermeye başlıyor. (Ama işin yolu yordamı bu! - Şefik)

Oyunda teknik anlamda bir eksikliğe rastlamak pek mümkün değil. Eski NY sokaklarının dokusunu, karargahımız olan eski itfaiye binasını, müzelerin kendine has mimarisini, karakter fiziklerini, gözlüğü taktığımız andaki filtreleme efektini ve özellikle Proton Pack’i ve yaptıklarının ekrana aktarılışını gayet başarılı buldum. Oyunda, çoklu mücadelelerin olduğu sahnelerde de göze batacak bir frame kaybına rastlamıyoruz. Yükleme ekranlarındaki tema şarkısını dinlemek de gayet keyifli.
Oyundaki multiplayer seçeneğine de bakacak olursak; dört kişiye kadar oynanabilen altı farklı mod sizi beklemekte. Oyunun multiplayer kısmını birkaç oyunun online kısmını geliştiren ve multiplayer haritaları hazırlayan Kanadalı firma Threewawe Software üstlenmiş. Ayrıca PC versiyonu için bir multi seçenek de bulunmuyor ancak PC kullanıcılarının kaçırdığı pek bir şey yok. Kısacası fazla heyecanlanmamanızı tavsiye ediyorum. Tek kişilik oyundan farklı bir oyun deneyimi sunmayan multiplayer seçeneğinde arkadaşlarınızla farklı hayaletleri avlamaya çalışıyorsunuz; tabii ki size gelen iş çağrıları doğrultusunda ve farklı proton paketleri seçmek gibi bir opsiyonla birlikte. Ancak bunun da -çok farklı bir içeriğe sahip olmasa da- tek kişilik oyun gibi gayet eğlenceli olduğunu söyleyelim.
Yorumlar