Güzel bir okul sonrası programının ardından arkadaşımla Beşiktaş - Sarıyer minibüsüne binmiştim. Araç ilk duraktan kalkarken boş sayılırdı; ayakta olsak da en azından rahattık. Yolda ilerledikçe yeni yolcular bizi tekerin üstüne kadar geriletti, özellikle ben kafamı tavana vurmaya başladım (Yok kafam o kadar büyük değil, bacaklar uzun.) ancak bunu göze almıştık zaten. “Muhabbetle bu yol geçer abi” dedim hatta arkadaşıma. Bir saat sonra henüz daha 4. Levent’e gelebilmişken yanımızdaki hanımla geçen garip diyaloglar dışında minibüsün hiçbir güzelliği kalmamıştı gözünüzde, burnum yağmurdan sonra girilen sıcak ortamın etkisiyle deli gibi akıyordu ve notlarım dışında mendile benzer bir şey bulamıyordum. Bu arada şu inişli çıkışlı yola gelmişti minibüs...
Bir ATV geçti yanımızdan hızla, sürücüsü bize -burnu cama, kafası tavana yapışmış iki gence- el salladı; sonra bizi hayrete içinde bırakarak aracıyla ilerideki rampamsı yerden yükseldi ve havada birkaç takla attı. Daha ağzımızı bile kapayamamışken bir başkası, sonra bir diğeri derken onun üstünde ATV sürücüsü bu inişli çıkışlı yolda bize şov yapıyordu. Ben mi? Ben bize el sallayan bir başkasına açık camdan bağırdım: “İyi, güzel de bunu neden bir dağ başında yapmıyorsunuz?”“Hayır, ‘saf’ kelimesi ile ilgili bir sözcük oyunu yapmamalıyım!”
Cern’in bir süreliğine ertelendiği şu günlerde aklım evrene yetmese de en azından Pure’un çıkış noktasına dair teoriler üreteyim dedim. Dediğim gibi Pure birkaç deli sürücünün dağ başında, ormanlık alanlarda ATV’leri üzerinde adrenalin aramasını konu alan bir oyun. Siz de bu birkaç deli sürücü arasından biyografilerine göre seçim yaparak işe koyuluyorsunuz. “Kaskımı seçeyim, aman ATV’m beni yansıtsın” derken 15 dakikanız uçuyor ama yazı teslim tarihine daha dört gün var... (Yumurtayı kapıya varmadan yemişsin. - Elif)
Tutorial’lar dışında 10 tane bölüm var Pure’da, çoğunda beş veya altı yarış oluyor; bir bölümdeki yarışlardan gereken puanı topladıkça hem ATV’nizi modifiye edecek parçalar kazanıyor hem de sonraki bölümleri açıyorsunuz. Yalnız bu modifiye işinden ben pek zevk alamadım; çoğu yarış oyununda yaptığımız değişikliklerin etkilerini birebir gördüğünüz için modifiye bir tutkuya dönüşüyordu. Pure’daysa ne performans artışının, ne de dış değişikliklerin etkisini gözleyebiliyorsunuz.
Genel olarak yarış mantığı, rampalarla dolu sahalarda hoplayıp zıplayıp hareket yaparak nitro’msu bir barı doldurmaya bakıyor, bu nitro’yu doğru yerlerde kullandıkça daha yüksek puanlar toplayıp daha zor hareketleri açabiliyor ve kaybedebiliyoruz. Basit hareketler A tuşuyla yapılırken, orta seviyeler B, en zor olanlarıysa Y tuşuyla yapılıyor; bunun dışında havada ATV’yi döndürmek gibi Stick’lerle yapılan hareketler de var.
Türkiye'deki FRP tutkunlarını bir araya getiren, Türkiye'nin fantastik kurgu ve FRP sitesi FRPNET'e ulaşmak için
Blizzard Entertainment'ın şaheseri StarCraft II için ülkemizde oluşturulan Türkiye StarCraft II Ligi'nin internet sitesine ulaşmak için
Türkiye'deki The Sims hayranlarının bir araya geldiği ve serinin oyunları hakkında paylaşımda bulunduklarını siteye girmek için
Türkiye'de Fantazya'nın tanıtılması için oluşturulmuş olan, LEVEL'ın da üyesi olduğu Türk Fantazya Birliği'nin sitesine girmek için