Kerbal Space Program: Çünkü aksilikte güzellik vardır…

Space Race hakkında pek çok belgesel veya film izledik bugüne dek, eksik kalan ise sadece oyunlar oldu.

Hatta uzay temalı oyunların zirve yaptığı dönemde dahi insanoğlunun uzaya gitme macerasını enikonu işleyen yapımlar çıkmadı karşımıza. Peki buraya kadar Space Race hakkında ne öğrendik bir bakalım. Kimilerine göre ikinci dünya savaşında düşünce bazında temelleri atılmış olmasına dağmen Space Race’in 1955 yılında başladığı kabul edilir. Peki bu sürece nasıl geldik?

Öncelikle her şey daha sonraları bunun üzeri çok güzel kapatılmasına rağmen aynı zamanda bir SS subayı da olan Wernher Von Braun’un tasarlayıp gerçeğe dönüştürdüğü insansız V1 roketlerinin başta Londra olmak üzere İngiliz şehirlerini vurmaya başlaması ile insanoğlu roketler ile tanıştı. Bunu menzili çok daha kısa olmasına rağmen büyük bir alanda cehennemi yaşatabilen rusların güdümsüz Katyusha roketleri izledi. Almanların buna cevabı ise çok daha gelişmiş ve çok daha korkutucu olan ve yine Wernher Von Braun tarafından tasarlanan V2 roketleri oldu. V2 roketleri tam olarak geliştirilemeden neyse ki savaş sona erdi ve Wernher Von Braun’da Amerikan güçlerine teslim oldu.

Savaştan sonra bilindiği gibi neredeyse tüm nazi subayları Nuremberg’de yargılandı ve pek çoğu ölüme veya ömür boyu hapse mahkum edildi. Amerika adına çalışması halinde nasıl bir güç çarpanı yaratacağı kısa sürece anlaşılan dahi roket mühendisi Wernher Von Braun ise Nazi geçmişi hasır altı edilerek ve ABD vatandaşı yapılarak ileride NASA adını alacak olan organizasyonun başına getirildi. Von Braun’un herşeye rağmen bilinen Nazi geçmişi özellikle de Amerika’da yaşayan Musevilerin ciddi anlamda durumdan rahatsızlık duymasına yol açsa da “Ben asla Nazi rejimi desteklemedim, ben bir askerdim ve benden ne isteniyorsa onu yaptım.” diyen roket dehasının cezalandırılmasını sağlamadı.

Rus tarafında ise Stalin’e muhalif olduğu düşünüldüğü için yıllarını Gulag kamplarında geçirmek zorunda bırakılan bir diğer dahi, Sergey Korolev vardı. Defalarca başarısızlıkla yüzleştikten sonra Korolev ve ekibi günün birinde Sputnik I’i yörüngeye yerleştiriverdi. Uzay programı konusunda ilk eskizler ortaya çıktıktan ve Sputnik I’in uzaya gönderilmesinin duyurulmasının ardından ABD’nin cevabının ne olacağı bekleniyordu. Hava kuvvetleri ve Deniz kuvvetleri arasındaki rekabetin kazananı olan Deniz Kuvvetlerinin projesi Vanguard, binlerce kişinin gözleri önünde rampasından bir iki metre hareket ettikten sonra düştü. Vanguard rezaletinin ertesi günkü gazetelere yansımasını tahmin edebilirsiniz: Kaputnik!

dnews-files-2014-03-vanguard-670x440-140317-jpg

Bu olay Wernher Von Braun önderliğindeki Hava Kuvvetleri projesi olan Juno/Jupiter roketlerini ön plana çıkardı ve hikayenin geri kalanını hepimiz biliyoruz.

Çok daha detaylandırılabilecek bu hikayeyi de geçtikten sonra oyunumuza dönelim, çünkü oyun yukarıdaki savaşın içindeymişsiniz gibi sizin sınırlarınızı zorlamak konusunda iddialı.

Kerbal Space Program her ne kadar sevimli yaratıklarımız ortamı yumuşatıyorsa da son derece zor ve detaylı bir oyun, en son gelen update’lerin ardından ise detayın dibine vurmuş durumda. Bu oyundaki dizayn atölyesinde neyi yaptığınızın gerçekten bir sınırı yok. Yani ay yüzeyinde hareket edecek bir rover’dan milli savaş jet’ine, yörüngede dolaşacak bir uzay sondasından uzay istasyonuna kadar herşeyi tasarlamanız ve bunu test etmeniz mümkün. Test ettiğinizde ne kadar berbat bir şey tasarladığınızı gördüğünüzde gözlerinizin faltaşı gibi açılacağını da baştan belirtelim.

Her hangi bir amaca uygun bir tasarım yapmak için Lego benzeri gövde parçalarını kullanıyoruz ve bu kısım gerçekten zevkli. Zor olan şey ise bu keyifle yaptığınız tasarımı işe yarayabilecek hale getirmek ve doğru hesaplamaları yaparak doğru zamanda doğru yerde olmasını sağlamak. Mesela milli savaş jetini(!) konu alalım. Gerçekten keyifli bir tasarım aşamasının ardından piste çıkıp hızlanmaya başladığınızda bu jet uçağının kalkması için mevcut pistin beş katının gerektiğini farketmeniz, burnunun aşağı doğru düştüğünü veya en ufak bir aileron hareketinde kontrolden çıkarak vril’e girdiğini ya da dalıştan çıkamadığını ve yere çakıldığını görmeniz son derece olası. Bunun için yapmanız gerekenler ise maalesef kitapta yazmıyor, eğer konuya aşinaysanız veya mühendislik eğitimi aldıysanız üç aşağı beş yukarı neler gerektiğini tahmin edip uygulayabiliyorsunuz. Uçak düşük hızlarda kontrolünü kaybediyorsa daha geniş kanat alanı tasarlıyor, dalıştan çıkamıyorsa daha büyük aileron’lar kullanıyorsunuz mesela.

1548

Uzay kısmında işler daha da karışıyor. Mesela roketi ele alalım. Roketi olabilecek en basit şekilde itiş modülü, taşıma modülü ve kumanda modülü olarak üçe ayıralım. Bunların tasarımını yapmak yine keyifli olsa da hangi iticilerin ne zaman ayrılacağını, hangi açıda atmosferi terkedeceğine doğru şekilde karar vermeniz için öncelikle onlarca kez başarısız olmak zorundasınız. Tıpkı Sergey Korolev gibi, Wernher Von Braun gibi.

Verdiğim örneklerin abartı olduğunu düşünüyorsanız bir de kolay gibi gözüken lunar rover tasarlamayı deneyin arkadaşlar. Süspansiyonlarının hangi sertlikte olması gerektiği, lastik olarak hangi materyalin kullanılacağı, güneş panellerinin yeri ve açısı, bataryaları dengeyi bozmadan ve güneş panellerini kapatmadan yerleştirebilmek, roketin dengesini bozmadan bunu yerleştirmek, ayın yörüngesini teğet geçecek şekilde ayarlamak ve iticilerin de yardımıyla bunu ay yüzeyine indirmek zorundasınız. Elbette ufak bir hesaplama veya sürüş hatasıyla takla atıp bataryaları patlattıktan sonra dımdızlak kalmanız da çok mümkün.

2126796-169_kerbal_space_program_preview_042413

Matematik matematiği kovalıyor arkadaşlar, basit matematik bilgisinden bahsetmiyorum elbette, analitik düşünmek zorundasınız ve sevgili Cem Şancı’nın geçtiğimiz aylarda dergideki incelemesinde yazdığı gibi mühendis eğitimi almış olmanızın oyunda size çok katkısı olacaktır.

Uzay istasyonu inşa etmek, onu orada tutmak, diğer gemilerin sorunsuz şekilde yanaşacağı şekilde panelleri düzenlemek, gerektiği kadar erzak getirmek… Bunların tamamı başarılı olduğunuzda büyük keyif duyacağınız şeyler olmasına rağmen oyun sizi sevindirmek yerine moralinizi alt üst etmek, sizi başarısızlıkla sınayarak sonunda çıkış yolu buldurmak üzerine kurulu, elbette pes etmezseniz.

Burada uzay simülasyonu kisvesi altında bir hayat simülasyonu oynuyoruz aslında. O yüzden türe birazcık ilginiz varsa bile bu oyundan uzak durmayın, açın videoları izleyin, Cem Şancı’nın incelemesini tekrar okuyun, oyunu açıp birşeyler yapmaya çalışın, kaç tane oyun için bitirdikten sonra “evet bu bana birşeyler kattı” diye düşünür ki insan şu hayatta?

Bu oyunu da Level’ın 300.sayısında “Kimseye oynatamadığımız oyunlar” dosyasının ikinci bölümüne ekletmeyin bize:)

*Sergey Korolev 1966 yılında, henüz 59 yaşındayken girdiği basit bir ameliyat sırasında iç kanama geçirdi. Gulag’da mahkum olarak geçirdiği yıllarda kırılan ve daha sonra tedavi edilmeyen çenesi entübe edilmesini engelleyince genç yaşta hayatını kaybetti. Korolev’e devlet töreni düzenlenene kadar Wernher Von Braun büyük saygı duyduğu rakibinin kim olduğunu bilmiyordu bile. Hiç tanışmadılar.

Kürşat Zaman

DSRS1

Henüz yorum yok.

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

LEVELONLINE

Burası Türkiye'nin en çok satan oyun dergisi LEVEL'ın web sitesi... Site, dergiden bağımsız bir yapıya sahip. Yani site içeriği ayrı, dergi içeriği ayrı...

Her gün onlarca; haber, özel haber, inceleme ve makale yazıyoruz. Her gün güncelleniyoruz. Birçok son dakika haberi de cabası... Tüm bunları Türkiye'nin en tecrübeli oyun editörleri yapıyor.

TWITTER

Spintires: MudRunner duyuruldu! https://t.co/Fi6X1z7pL2 https://t.co/su5fTSmaHG
World of Tanks'in konsol sürümlerine hikaye modu geliyor! https://t.co/15OgA83QJ9 https://t.co/62byNBan0X

Flickr