BenQ Zowie S1 incelemesi

İki sene kadar önce -uzun zamandır beklediğim- The Last Guardian’ı incelerken “bu oyunu halihazırda kabul görmüş teknik doğrulardan ve sıkıcı detaylardan bahsederek incelemeyeceğim” demiştim. Kağıt üzerinde (bizim durumumuzda bilgisayar ekranında) bakıldığında son derece sıradan gelebilecek bu oyunun verdiği duyguyu, “orada” olma hissini halen unutabilmiş değilim. Bu durumu çok inanarak yılın oyunu seçtiğimiz Death Stranding’de bir kez daha yaşadım. “Deneyim” bir kez daha kağıt üzerine tutulmuş notları, kabul görmüş doğruları ve önyargıları buruşturup bir köşeye doğru fırlattı.

Bunları anlatıyorum çünkü Zowie markasını hiç duymamış birisine (artık öyle birisi kaldıysa) S1’in teknik özelliklerinden bahsedip ardından fiyatını söylediğinizde düşüp bayılabilir. Elinize almadan kalitesini hissetmenin zor olduğu (özellikle de ilk bakışta) bu marka, günümüzde espor arenasında öyle popüler oldu ve öyle isimlerin yolculuk çantasında kendisine yer buldu ki, en acımasız eleştirmenlerin bile bir şey demeden önce iki kez düşündüğüne tanık oluyorum. Eleştirileri anlamak aslında kolay ancak kabul edelim, bu fare amaca yönelik tasarlanmış bir hız makinesi. Tıpkı ona ödediğiniz parayla rahatlıkla bir Ferrari satın alabileceğiniz, pistleri birbirine katan Radical SR8 gibi. Mantıklı bir ürün mü, herkes için değil. Ne aradığınızı biliyorsanız da sizi mutlu edeceği kesin.

Teknik Özellikler
Zowie S serisi S1 ve S2 adında iki modelden oluşuyor. Zowie’nin geneline hakim olan aynı ürün ve farklı ebat seçenekleri S serisinde de kendisine yer bulmuş. Orta ebatlarda bir eliniz varsa almanız gereken model S1, daha küçük bir fare arayanlar ise S2’den hoşlanacaklardır. S1’in ağırlığı 87 gram, kardeşi ise kendisinden beş gram daha hafif. İddiasız bir tasarıma sahip olan üründe herhangi bir RGB aydınlatma yok. Bir esporcunun ihtiyacı olduğu üzere tüm kontroller de farenin üzerinde toplanmış. Alt kısımda solda polling rate ayarını (max 1000Hz), sağda ise DPI ayarını (400/800/1600/3200) yapabilirsiniz. Ürünün amaca uygun tasarımı burada da karşımıza çıkıyor zira Pixart 3360 sensör alıştığımız 12000dpi desteği yerine 3200dpi ile sınırlanmış. Fazlasına ihtiyaç duymayacağınız açık, bu da firma tarafından DPI çılgınlığına bir meydan okuma denilebilir. Hızlanma 50G, hız ise 250IPS. Her seviye için fazlasıyla yeterli rakamlar, Zowie’nin kullandığı eski sensörlerden de çok daha üstün.

Tasarım
Zowie’nin hafifliği yanında hemen dikkatinizi çekebilecek bir diğer detay da simetrik olmasına rağmen sağ el kullanımına uygun tasarımı. Soldaki fonksiyon düğmelerinin verdiği tıklama hissi oldukça tok. Kullanılan 16 çentikli fare tekerleği ise oyunlarda verdiği rahatlık ve kontrol hissini masaüstü kullanımda parmağınıza yaptırdığı fazla mesai ile fazlasıyla geri alıyor. Kablo konusunda ise örgü kablo kullanımını tercih etmemiş Zowie. Bunun artısı eksisini hepimiz biliyoruz. Zowie’nin yükseltilmiş çıkışlı deri kablosu yolculukta kolay toplanması ve oyun oynarken ayağınızın altında dolaşmaması ile avantajlı. Bunun dezavantajı ise dayanıklılık açısından yaşayabileceğiniz sıkıntılar. Özellikle kedilerinizden uzak tutun, iyi saklayın, bir kez dişi geçirdiler mi çok geç olabilir.

Sonuç
Bir sürü şeyden bahsettik. Sanıyorum kafanızda bir fikir oluşmuştur. Ben oyunda benim önüme çıkmayacak bir hız canavarı istiyorum diyenler için Zowie S serisi uygun bir fare. Fiyatı da anlattığım şeyleri göz önüne aldığınızda, eğer size de uyuyorsa uygun. 450 TL civarına edinebilirsiniz.

Kürşat Zaman

PUAN: 87

Karar
+Esporcular ve rekabetçi oyuncular için müthiş bir ürün
+Son derece hafif ve kaliteli
+Ergonomisi üst düzeyde
+Pixart 3360 sensör
-Herkese göre değil. Ortalama bir oyuncu bu fiyata daha “cancanlı” ürünlere ulaşabilir.

Henüz yorum yok.

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.