Star Wars: Battlefront’u test ettik!

Konu FPS oyun olduğu zaman hemen herkesin beğendiği, hatta hayranı olduğu belki de ondan başkasını düşünmediği bir oyun ismi vardır.

Geçmiş yıllarda benim hayranlığımı kazanmış olan tek bir FPS oyun vardır; o da Quake III Arena’dır. Üzerine multiplayer FPS tanımam ve tanımayacağım da. Son zamanlarda yeniden alevlenen bir CS: GO gazı var. Bu da şüphe götürmez bir gerçek ama konu başlığı her ne olursa olsun, eğer içinde Star Wars ismi varsa her daim şöyle bir dönüp bakmak gerekir. Çünkü o bir marka, o bir fenomen ve uzun yıllardır bizimle. Hatta öyle görünüyor ki en az bir on yıllık süre daha kendisi hakkında konuşmaya devam edeceğiz.

Pek tabii büyük bir isim olmasından ziyade onun Star Wars olması önem arz ediyor. Bu noktada ismin büyüklüğü daha fazla ön plana çıkıyor. Sırf adı yüzünden mükemmel gibi gözüken çok fazla fason Star Wars oyunu oynadığımızı unutmamak lazım. Özellikle ilk Jedi Knight oyunlarının ardından üretilen yeni nesil Jedi Knight yapımlarını hatırlatmak isterim en sevdiğim okur. Yaşı yetenler ne demek istediğimi çok iyi anlıyor. Star Wars’ı Star Wars yapan şey ruhtur! Eğer o ruhu veremezseniz, ne yazık ki ürettiğiniz şey her neyse, çok ileriye gidemez.

Star Wars oyunları hep farklı konseptlerde karşımıza çıkmış yapımlar oldular. Fakat Battlefront ismini duyana kadar daha önce hiç elde silah birbirine sıka sıka koşan adamları multiplayer ortamda, bu derece rekabetçi şekilde kontrol etmemiştik. Battlefront bir noktada Star Wars serisine yeni bir soluk getirdi. İlki ile dikkat çekmeyi başaran seri, ikinci oyunuyla da Star Wars severlerin beğenisi topladı. Topladı ama bu beğeni kısa bir süre devam edebildi. Demek istediğim oyun belki iyiydi ama işte az önce bahsettiğim ruhtan fazlasıyla yoksundu. Bu sebepten oyun tarihinin tozlu sayfalarında kaybolup gitti. Aradan yıllar geçti ve nihayet Battlefront 3 ismini duyduk. Bu yıl gerçekleşen E3 fuarında ise ilk defa Alfa görüntülerini izledik! Arkadaş o ne videoydu! Hala o videoyu izlediğim anı hatırlıyorum… Tek kelimeyle harikulade! İşte o zaman bu zamandır yeni Battlefront hakkında her şeyi yakinen takip ediyorum, ediyoruz. Nihayet gün geldi çattı ve EA Games oyunun Betasını beğenimize sundu. Günlerce başından kalkmadığım Battlefront Beta, beni resmen yerime çiviledi. Şimdi size yaşadıklarımdan bir demet sunayım…

starwarsbattlefront 2015-10-09 12-51-29-64

Battlefront Beta esnasında altı ile 40 kişilik multiplayer haritalara dalabiliyor ya da Misson kısmından Survival modu deneyim edebiliyoruz. Mission kısmını tek başımıza ya da bir arkadaşımızla co-op oynamak mümkün. Özellikle Battles denen modda dost ya da düşman birisine karşı bolca ter dökeceğe benziyoruz. Benziyoruz diyorum zira bu modları ne yazık ki deneyim etmem mümkün olmadı. Sanıyorum oyun çıkıncaya kadar da konu hakkında pek bir gelişme olmayacaktır. Multiplayer kısmına baktığımızdaysa Drop Zone, Walker Assault, Supremacy, Fighter Squadron, Blast Cargo ve de Droid Run isimli altı farklı harita bize göz kırpıyor.

Ne yazık ki beta test esnasında olduğumuzdan dolayı burada da sadece Drop Zone ve Walker Assault haritalarından birisini deneyim edebiliyoruz. Yani hesapladığımdan birazcık daha limitli bir Battlefront deneyimi yaşadım ama olsun, yine de göreceğimi fazlasıyla gördüm. Öncelikle oyundaki seviye sisteminden bahsedeyim. Günümüzdeki birçok modern multiplayer oyunda olduğu gibi Battlefront’da da seviye atlama söz konusu. Açıkçası bence seviye atlayarak ilerlemek multiplayer FPS’lere büyük renk katıyor. Seviye atlamak için bolca oyun oynamak, harita deneyim etmek, düşman öldürmek, görev yapmak ve daha nice iş yapmamız gerekmekte. İlk üç seviyeyi çok hızlı atladığımız bir gerçek ama dördüncü seviye ile gerekli yetenek puanı bir hayli artıyor ve işler birazcık yavaşlar hale geliyor. Eğer daha hızlı seviye atlamak istiyorsak, oyunda daha başarılı hale gelmemiz gerekmekte. Aksi halde işimiz biraz uzun sürüyor.

starwarsbattlefront 2015-10-09 13-42-39-09

Seviye atlamak ne işe yarıyor? Efendim oyunda Star Cards denen bir yapı söz konusu. Her seviyede farklı Star Card’ları alabiliyoruz. Misal ikinci seviye ile Thermal Detonator’ümüze kavuşabiliyoruz. Akabinde Cycler Rifle, Ion Shot, Ion Grenade, Jump Pack, Personal Shield ve de Sharpshooter gibi farklı Star Card’lara ulaşabiliyoruz. Bu kartlar sayesinde karakterimizi çok farklı şekillerde geliştirmemiz işten bile değil. Misal, ilk yenilik olan Thermal Detonator temelde teknolojik bir el bombası. Fakat deneyim ettiğimiz diğer FPS’lerle kıyasladığımız zaman yaptığı etkinin çok ama çok fazla olduğunu görüyoruz. Açıkçası ben daha önce el bombası kategorisinde olup da etrafa bu kadar çok zarar veren bir cihaz görmemiştim. Herhangi bir adet söz konusu olmaması da bir hayli ilginç… Bir defa kullanıldıktan sonra yeniden kullanmak için en fazla on saniye beklememiz gerekiyor. Bu on saniyenin sonunda kendisini yeniden kullanabiliyoruz. Düşünün, bunu haritadaki 40 kişi yaptığı zaman ortaya gerçekten çok ilginç sahneler çıkıyor. Özellikle belirli bir noktayı ele geçirmeye çalıştığımız bölümlerde, ilgili noktaya resmen bomba yağıyor. Şenliği siz hayal edin.

Akabinde gelen Cycler Rifle ise uzun menzilli bir keskin nişancı tüfeği. Özellikle ikinci haritamız olan Walker Assault’ta ziyadesiyle işe yarıyor. Fakat onun esas kullanım şekli, beşinci seviyede aldığımız Sharpshooter özelliği ile birleşince gerçekten kendisini gösteriyor. Jump Pack ise kesinlikle oyunun tüm gidişatını derinden etkileyen bir özelliğe sahip. Tek seferde büyük mesafelere zıplayabilmemize olanak sunan cihazı, nerede ve ne şekilde kullandığımız çok önemli. Malum, aksi halde havadan yere inemeden patates olmamız işten bile değil. İlk haritamız olan Drop Zone aslında oyunun temellerini öğrenmek için biçilmiş kaftan. Ufak bir harita olmasından dolayı sürekli düşmanla yüzleşmemiz gerekiyor. Belirli aralıklarla haritanın farklı noktalarına düşen Drop Pod’ları ele geçirmeye çalışıyoruz. Bir süre yanında durduğumuz pod bizim oluyor ve hanemize bir puan olarak geçiyor.

starwarsbattlefront 2015-10-09 12-08-43-10

Ortalama bir maç esnasında toplam altı adet pod düşüyor. Son düşen pod henüz kimse tarafından ele geçirilmediyse, haritaya ayrılmış olan süre tamamlansa bile yine de son pod için savaş devam ediyor ki benim en keyif aldığım anlar bu noktada oldu. Harita üzerine düşen pod’lar rastgele düştüğü gibi, bizim spawn noktalarımız da rastgele şekilde cereyan ediyor. İşte bu rastgele konsepti oyuna harika bir stratejik derinlik kazandırmış. Kimin nereden geleceğini asla bilememek, sürekli arkamızda bir tehlike olup olmadığını kontrol etmek gerçekten muazzam! Harita etrafında farklı Power Up’lar ve Recharger’lar bulmak mümkün. Recharger’lar Ion Shot gibi toplamda on kullanımı olan özel silah güçlerine bir adet daha kullanım hakkı ekliyorken, Power Up’lar roket gibi silahlardan, AT-ST gibi cihazlara kadar uzanan bir çenek sunuyor.

Haritaya göre değişkenlik gösteren Power Up’lar arasında, özellikle A-Wing ya da Tie Fighter gibi gemilere binebiliyor olmak gerçekten muazzam. Herhangi bir kara aracını kullanmak gerçekten zor zira anında düşman birliklerinin anında hedefi oluyor. Fakat uçan cihazlara atlayıp tüm haritanın altını üstüne getirmek bambaşka bir olay! Evet, böyle bir oyun için uçak mekanikleri muhteşem ötesi değil ama fazlasıyla yeterli. Özellikle it dalaşına girmek beni benden aldı! Tabii gerektiği taktirde yerdeki birliklerimize hava desteği verebiliyor olmak da cabası. Her haritanın kendisine özel bir mekaniği olması, çok güzel ve oyuncu olarak tam olarak ne yapmamız gerektiğini bize net bir şekilde anlatıyor. Piyade rolündeyken elimizdeki silahı “düzgün” kullanmak çok önemli aksi halde düşman karşısında resmen çıplak kalabiliriz.

starwarsbattlefront 2015-10-09 13-02-56-23

Bu oyunda mermi bitmiyor ki lazer de artık bitmesin be arkadaş! Fakat silahlarımız hızlı bir şekilde ısınabiliyor. Bu sebepten ateş etme süremizi doğru şekilde ayarlamamız gerekiyor. Siper almak biraz zor ama oyuna gerekli dikkati verdiğimiz taktirde en azından boşu boşuna ölmekten kendimizi koruyabiliyoruz. Seslendirmelerse harika! Tıpkı E3 videosunda izlediğimiz Walker Assault haritasında olduğu gibi muhteşem bir ses kullanımı söz konusu. Silahların efektleri başlı başına bir sanat eseri. Uçakların çıkardığı sesler, telsiz konuşmaları ve daha nicesi! Star Wars Battlefront tüm bu özellikleri ile öyle bir atmosfer yaratmayı başarmış ki anlatmakla bitmez en sevdiğim okur.

Yani kendimi uzun süredir böylesine kaliteli bir Star Wars dünyası içinde bulmamıştım. Bu yapım gerçekten farklı, bu oyun betasında bile birçok FPS’ye taş çıkartacak cinste olmuş. Kimi oyun modeli bizim “eski” olarak nitelediğimiz FPS yapısını anımsatıyor. Fakat hız, kontrol ve atmosfer daha önce hiçbir Battlefront oyununa bu kadar iyi yedirilememişti. Pek tabii tükürdüğümü yalamıyorum; Quake III Arena’nın ne yazık ki bu oyun da önünden geçemez ama özellikle beni FPS’lerden uzaklaştıran Battlefield mantığından sonra ilaç gibi geldi diyebilirim.

Eminim oyun tam anlamıyla piyasaya çıktığında çok ama çok daha fazlasını yapacaktır. Kürşat’ın da dediği gibi; “Abi seni The Witcher 3 bile bu hale sokmamıştı!”

Ertuğrul Süngü

Henüz yorum yok.

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

LEVELONLINE

Burası Türkiye'nin en çok satan oyun dergisi LEVEL'ın web sitesi... Site, dergiden bağımsız bir yapıya sahip. Yani site içeriği ayrı, dergi içeriği ayrı...

Her gün onlarca; haber, özel haber, inceleme ve makale yazıyoruz. Her gün güncelleniyoruz. Birçok son dakika haberi de cabası... Tüm bunları Türkiye'nin en tecrübeli oyun editörleri yapıyor.

TWITTER

Unutmak isteyeceğiniz bir deneyim vadeden 'n Verlore Verstand'ı inceledik; https://t.co/4Yq8bAtopX https://t.co/wFSEF1ufaS
Türk yapımı Korku Hastanesi, GameX’te görücüye çıktı. https://t.co/PsYgtnb0rG https://t.co/qALL0hHxDE

Flickr