COVID-19 salgınında teknolojik fırsatlar

Covid-19 pandemisi etkilerini global olarak göstermeye devam ediyor. Dünya genelinde birçok devlet ve işletme virüsün yayılım hızını minimuma indirmek için çalışanlarını ve vatandaşlarını diğer kişilerden izole etmek veya karantinaya almak zorunda kalıyor. Salgın sırasında fiziksel iş gücünün doğrudan gerekmediği işletmeler de çalışanlarını uzaktan çalıştırmak zorunda kaldı.

Salgınla beraber yaşanan daha önce deneyimlenmeyen yeni duruma teknolojik alt yapılarına yatırım yapan şirketler diğerlerine göre daha çabuk adapte olarak girdi. Bunların başında da tabiki oyun ve medya sektörü geliyor. Kişiler ve kuruluşlar teknolojiye giderek daha fazla bağımlı hâle geliyor. Pandemi sırasındaki kısıtlamalar sonrası uzaktan çalışmanın yaygınlaşması ile birlikte daha önce yeteri kadar popüler olmayan kimi uygulamalar kısa süre içerisinde uygulama marketlerinde üst sıralara tırmandı. Daha önce online olarak yapılmayan birçok işlem de yeni dönemle beraber dijital alemde kullanıcılarla buluşmaya başladı.  Uzaktan çalışma ile birlikte kurumsal ağların güvenliği, çalışanların farklı ağlardan ortak ağlara bağlanması da siber güvenlik için önem arz etmekte ve güvenlik uygulamalarında da reform niteliğinde gelişmeler oluyor. Online oyun ve eğitim sektörleri pandemi döneminde ekstra internet trafiğinden en çok pay alan sektörler oldu. Pek çok kişi evde daha eğlenceli vakit ayırmanın yollarını ararken, aileler de çocukları için yeni vakit geçirme yöntemlerini dijital platformlarda aradı.

Başka ülkelerdeki potansiyel kullanıcılara erişebilmeyi de artan trafikle değerlendiren mobil oyun ve uygulama girişimleri yurtdışı kullanıcılara hitap etmek için “lokalizasyon” sürecini de odaklarına aldı. Türkiye’deki girişimler, web sitelerinin ve mobil uygulamalarının tercümeleri ile hitap ettiklerinden daha çok kullanıcıya ulaşabiliyor. Protranslate online çeviri platformu; 60’ten fazla dilde, online olarak, web ve mobil uygulamalar üzerinden hızlı, kaliteli ve uygun fiyatlı profesyonel tercüme hizmeti alınmasını sağlıyor. Geliştirdiği yapay zekâ destekli nöral makina çevirisi imkânları ve 350 milyon kelimelik tercüme arşiviyle hızlı, istikrarlı ve ekonomik tercüme hizmetinin daha ulaşılabilir olmasını hedefliyor. Bu şekilde globalleşme hedefleri doğrultusunda birçok farklı pazarda Türkiye’den girişimleri yurtdışına açarak onlara “globalleşme iş ortağı” olan ve kendisi de 2019 yılında 150’den fazla ülkede 20 binden fazla tercüme talebine cevap veren Protranslate, Türkiye ve MENA bölgesinde lider online tercüme platformu olarak konunumu perçinlemiş ve Avrupa, Amerika ve Asya pazarlarında da payını günbegün artmaktadır.

COVID-19 salgınının etkilerini tüm dünyada devam ettirmesi ile birlikte birçok eğitim kurumu uzaktan eğitim ve uzaktan sınavlar için teknolojik alt yapılarını güçlendirdi. Kısa süre içerisinde dünya çapında yayılım gösteren koronavirüs kimi kurumları hazırlıksız yakaladı. Üniversiteler hâlâ online sınavların yeteri kadar güvenli olarak yapılabilmesinin yollarını arıyor. Uzaktan eğitimin pandemi sonrasında da kalıcı olabileceği ihtimalini göz önüne alan eğitim kurumları bunun için kaynaklarını seferber etmiş durumda. Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ve yerel hükümetler de bu hamleleri desteklemek için büyük ölçekli teşvikler ve hibeler ile sürece katkı sağlıyor.

Şirketler ve kuruluşlar, pandeminin etkilerini asgariye indirebilecek fiziksel çözümlerin yanı sıra insansız hava araçlarını, görüntülü sohbet uygulamalarını ve mobil uygulamaları daha aktif kullanarak dünyayı saran zorluklara çözüm üretmeye çalışıyor. COVID-19 salgını farklı sektörlerde dünya çapında milyonlarca çalışan ve birçok işletme için yeni bir çalışma şekli ortaya çıkardı.  Salgınının yayıldığı ilk zamanlarda kuruluşlar teknik ve lojistik sorunlarla karşılaştı. Örneğin, IT ekipleri çalışanlara dizüstü bilgisayarlar ve diğer teknolojik aletleri tedarik etmek zorunda kaldı. Belgelerin fiziken tedarikinin gerektiği iş kollarında yazıcı ve tarayıcıların çalışanların evlerine transferleri gerekti. Bununla birlikte, uzaktan çalışanlara sahip olmanın işletmeler için önemli avantajları da görülmeye başlandı. Evden çalışan kişilerin iş yerlerine ulaşım için harcadıkları zaman, fiziksel güç ve maddi harcamalarda azalma oldu. Uzaktan çalışanları olan işletmeler de ofis alanı ve ofis gereçleri maliyetlerinden tasarruf etti. Pandemi sonrası kimi işletmelerin pandemi dönemindeki çalışma stilleri ile devam edebileceği de bir gerçeklik.

Covid-19’un yayılımı ve küresek etkisi ile birkaç yıla yayılabilecek olan teknolojik gelişmeler haftalık ve hatta günlük olarak kullanıcılara sunulmaya başlandı. Pandemi süreçlerinde global olarak bütün insanların etkilendiği bu süreçte kazanılan alışveriş alışkınlıkları, teknolojik trendler pandemi sonrasında da etkilerini uzun süre gösteriyor olacak. Koronavirüs salgını sürecinde kriz yönetimini öğrenen, inovasyonlar ile çalışanlarına/çözüm ortaklarına ve müşterilerine kolaylıklar sağlayan işletmeler için teknolojik yatırımlar önemini artırarak öncelikli gündem maddesi olmaya devam edecek gibi görünüyor.

1 Yorum Eklenmiş

Tartışmaya katıl
  1. GM_V 7 months ago | Cevapla
    Anlatım bozukluklarından dolayı makaleyi okumaya ikinci paragrafta son verdim, saygılar...

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.