Legends of Runeterra’yı analiz ettik!

LoR Yepyeni bir kart seti ile tam sürüme merhaba dedi!

Evlerimizde kalmak zorunda olduğumuz şu günlerde oyunların ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha anladık sanıyorum. Geçtiğimiz Ekim ayında duyurulan ve 2020 ile beraber açık betaya giren Legends of Runeterra, karantina günlerinde bana en uzun süre eşlik eden oyunlardan biri oldu.

Riot Games, farklı türlerde geliştirdiği ve duyurduğu yeni oyunlarla oyunculuğun daha geniş kesimlerine hitap etmeye devam ediyor. Valorant’ın kapalı betaya girmesinin ardından Legends of Runeterra, aşağı yukarı dört ay kadar süren bir açık beta dönemi sonunda tam sürümünü 30 Nisan tarihinde yayınladı. Sadece bu da değil. Aynı tarihte Riot Games Legends of Runeterra’yı mobil platformlarda da yayınladı ve hem PC’de hem de mobil platformlarda Türkçe dil desteği resmi olarak aktif edildi.

Peki, Legends of Runeterra nasıl bir kart oyunu? Diğer kart oyunlarına kıyasla neleri farklı yapıyor? Uzun süredir beni başına bağlayan oynanış yapısı neler içeriyor? Gelin hep beraber derinlemesine inceleyelim.

Sıra kimde? Bende mi? Yoksa sende mi?

LoR’da yer alan en önemli mekanik, oynanışın atak ve defans olarak ikiye bölünmüş olması. Bu sistem oyuna öyle bir şekilde işlenmiş ki turun sizde mi yoksa rakipte mi olduğunu söylemek zor. Hatta oyunda bu şekilde değişen bir tur sistemi olduğunu da söyleyemeyiz. Bunu detaylandırmak gerekirse her turda bir oyuncu rakibe saldırarak atak yapıyor, diğer oyuncu ise bu saldırıya karşı hamle yaparak defans yapıyor. Sonraki turda atak sırası ve defans sırası değişiyor. İster atak yapsın, ister defans yapsın her turda her iki oyuncu da kart çekiyorlar, iki oyuncu da birer mana kazanıyor ve aynı turda birbirlerine karşı stratejilerine göre kart oynuyorlar. Dolayısıyla turun hangi tarafta olduğunu söylemek de imkansız hale geliyor. Burada turun atak yapan tarafta olduğunu iddia etseniz dahi temel stratejisini defans yapmak üzerine kurmuş bir oyuncu için bu hiç de böyle olmayacaktır. Dolayısıyla bu farklı mekanik oyuna güzel yedirilmiş.

Atak ve defans sistemini biraz daha açalım. Aslında size bir turun nasıl geçtiğini anlatacak olursam, sistemi rahatlıkla anlayabilirsiniz. Oyunda oyuncuların canı LoL’deki kırmızı ve mavi Nexus ile belirlenmiş ve her iki oyuncunun da başlangıçtaki Nexus canları 20. Bu türün en bilinen oyunu olduğundan örneği de Hearthstone üzerinden vermekte çekince görmüyorum. HS’deki minionlar LoR’da müttefik ve şampiyonlar olarak iki farklı tipe ayrılıyor.

Şimdi atak sırasının rakipte olduğunu ve defans yaptığınızı farz edelim. Rakip o el size saldırmak istediği müttefik veya şampiyonları oyuna sokuyor ancak bu kartlar önce bench bölümüne düşüyor. Bench bölümü kartı masaya bırakmadan önce minyonlarınızı biriktirdiğiniz bölüm. Daha sonra ise oyun kart oynama sırasını size veriyor ve rakibin hamlesine göre benche ekleyeceğiniz minyonları belirleyip öne sürüyorsunuz. Bu hamlelerin öncesinde ya da sonrasında herhangi bir oyuncu bir büyü oynarsa, o büyüye karşı da bir kart oynama şansı da oluyor. Her iki oyuncu da benche koyacağı kartları belirlediğinde bu sefer atak yapan rakibiniz, size saldırmak için benchden kart seçip direk masaya koyuyor. Siz de size saldıran her bir minyonun tam karşısına onun saldırısını karşılayacak bir minyon ile defans yapıyorsunuz. Normal şartlarda bir rakip karta karşı defans yaptığınızda o rakip kart direk olarak size hasar veremiyor ve aralarındaki düello defans kartınızla sınırlı kalıyor. Ama Overwhelm veya Elusive gibi benzer türde kartlar Nexus’un direk zarar görmesini sağlayabiliyorlar. Elbette ki defans yapan oyuncu olarak bu tür kartlara karşı da karşı hamleler yapmak mümkün ama tabii ki bunu çoğu zaman yapmak mümkün de olmayabiliyor.

Şampiyonunuzu Seçin!

Gelelim kart tiplerine. Oyundaki kart türlerini şampiyon, müttefik ve büyü olarak üçe ayırabiliriz. Şampiyon kartlar, LoL’deki şampiyonlardan oluşan, oyun içinde belirli hamlelerden sonra seviye atlayıp daha güçlü hale gelen kartlardan oluşuyorlar. Mesela Jinx’’İn seviye atlaması için elinizde hiçbir kartın kalmaması gerekiyor. Ya da Tryndamare’in seviye atlaması için oyuna sürüldükten sonra ölmesi gerekiyor. Şampiyon türündeki kartlar aynı zamanda seviye atladıklarında yeni kartlar üretebiliyor ve destenizi seçeceğiniz şampiyonların üzerinde şekillendiriyorsunuz diyebilirim. Bunun yanında unit kartlar ise HS’deki minyonlar gibi klasik olarak çeşitli güçlere sahip ya da herhangi bir özelliği olmayan kartlardan oluşuyor. Gel gelelim speller de kendi içerisinde çeşitli türlere sahip ve her turda rakibin büyüsüne karşı hamle yapmak ya da karşı hamleyi yemek mümkün. Yok edici speller olmasının yanında, kart güçlendirici ya da rakip kartları manipüle edici büyüler mevcut.

Legends of Runeterra’nın basit bir oyun olduğunu düşünmeyin. Riot’un oldukça kompleks bir oyun yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim. Oyunun beş günlük kısa test süresinde 318 kart bulunuyordu. Peki bu kartları nasıl kazanıyor ve nasıl deste oluşturuyorsunuz? Öncelikle oyun oynadıkça ödül seviyenizin arttığını ve her bir seviyede yeni kartlar kazandığınızı belirtmek istiyorum. Kart oyunu kitlesinin popülasyonu düşünüldüğünde sadece kozmetiklerden kazanç sağlamak çok da mümkün değil. Dolayısıyla oyunda joker kart satışı da mevcut. Joker kartlar yaygın, ender, destansı ve ender olmak üzere 4 türde mevcut. Bu joker kartların hangi türünden alırsanız o türde bir kart açabiliyorsunuz. Ayrıca bu joker kartlar oyun içi ödüllerle de kazanılabiliyor. Açıkçası LoR oyun oynadıkça ödüllendirme yapma konusunda oldukça cömert.

Destenizi oluşturacağınız zaman iki farklı bölgenin kartlarını kullanabiliyorsunuz. Bu iki bölgeden hangi şampiyonların daha iyi kombolar oluşturabileceğini belirlemek ve buna göre destekleyici büyü ve minyonlardan kurulu bir deste oluşturmak oldukça önemli.

Oyunda LoL dünyasının altı farklı bölgesini yansıtan kartlar yer alıyor. Bu bölgeler oyunun çıkışına kadar Freljord, Ionia, Piltover & Zaun, Noxus, Demacia ve gölge Adalar’dan oluşuyordu. Oyunun tam sürüme geçmesi ile beraber Bilgewater seti de 11’i şampiyon olmak üzere 120’den fazla kart ile oyuna eklendi. Elbette bu destenin eklenmesi ile yeni oyun mekanikleri de geldi. Daha önce Legends of Runeterra rehberimde her bir kart mekaniğini detaylıca açıklamıştım. Şimdi de yeni eklenen kart mekaniklerini anlatmak istiyorum.

Yeni gelen kart mekaniklerinden olan Derin (Deep) mekaniğine sahip kartlar, desteniz 15 kart ya da daha az kart kaldığında +3/+3 buff kazanıyor. Uyumlanma (Attune) mekaniğine sahip kartlar ise oynandığı zaman bir adet büyü manası kazandırıyor. Kırılganlık (Vulnerable) ise Şampiyonluk (Challanger) özelliğinin biraz değiştirilmiş hali. Bu mekanik ile düşmanın benchindeki kartların birine kırılganlık özelliği katarak onu istediğiniz kartın karşılamasını sağlıyorsunuz. Öncü (Scout) özelliğine sahip birimlere baktığımızda ise ilk saldırıyı yaparlarsa tekrar saldırı hakkı kazanılıyor. Denize At (Toss) özelliğine sahip olan kartlar destenizden rastgele miktarda kartı çöpe atarken, son olarak elinizde Yağma (Plunder) özelliğine sahip bir kart olduğunda, rakibin Nexus’una hasar verdiğinizde Yağma özelliğinde anlatılan durum aktif oluyor.

Legends of Runeterra görsel kalitesiyle de fark ortaya koyan bir oyun. Oyun tahtasının canlı renkleri, vuruş animasyonları ve efektleri, şampiyonların seviye atladığında ekranımızı kaplayan görsel şov oldukça etkileyici.
Legends of Runeterra henüz yolun başında olsa da oldukça gelecek vaat eden bir yapım. Gelecekte Shurima, Targon, Ixtal ve hatta belki de Yıldız Muhafızları gibi yeni kart desteleri ile şekillenebilir. Benim gibi yeni kart oyunlarını denemeyi ve öğrenmeyi seviyorsanız zaten sizi içine hemen alacaktır. Eh ne diyeyim? Şansınız bol olsun!

Henüz yorum yok.

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.