Trine 3: The Artifacts of Power (test)

Masal devam ediyor…
Çocukken masal kitapları okumayı severdim. Hayal dünyalarında gezdiğimiz o kitaplarda gerçekleşen sıra dışı olaylar cezbederdi beni. Yaşadığımız dünyada gerçekleştiremediğimiz hayallerimizin o hayal dünyalarında gerçekleşmesi, sıradışı olayların büyüsü, anlatılanların hayalini kurmak… Masal kitaplarının engin dünyasına işte bu yüzden katılırdım. Yaşım ilerledikçe ilgim işte bu yüzden fantastik edebiyata, çizgi romanlara ve oyunlara doğru kaydı. Daha detaylı senaryolar, arka plan senaryoları, daha iyi betimlemelerle beraber yeni bir hayal dünyasına adım atmıştım. Bu dünya daha acımasız; ancak daha çekiciydi. Ama o çocukluğumdaki masum, masalsı anlatımın tadı da her zaman hafızamda kaldı.

Son yıllarda o tadı bana tekrar veren bir oyun serisi çıkageldi. 2009 yılında ilk oyunu piyasaya çıkan Trine bizi masalsı bir dünyanın doruklarına sürükledi. Trine, bir cesur bir şövalye olan Pontius, kurnaz bir hırsız olan Zoya ve çapkın bir büyücü olan Amadeus’un maceralarını anlatıyordu. Bu üç esprili karakterin kaderlerinin tesadüfen Trine isimli nesne ile birbirine bağlanmasıyla başlayan ve sonrasında gelişen olayları oynamak hayli keyifliydi. Oyunu oynarken gerçek bir masal dünyasının içinde olduğunuzu hissediyordunuz. Yanlış anlamayın. Oyundaki karakterlerle bütünleşmek gibi bir histen bahsetmiyorum. Aynı çocukluğumda olduğu gibi olayları dışarıdan izliyor ve bundan büyük keyif alıyordum. Pek tabii ilk oyunun bu başarısında oyun görselliğinin çok büyük bir payı vardı. Oldukça canlı ve etkileyici olan arka plan tasarımları ikinci oyunla birlikte çok daha etkileyici hale geldi. Çizimlerin detayları dakikalarca izlenebilecek haldeydi. Trine oyunlarını oynayanlar zaten ne demek istediğimi anladı bile.

2015-05-20_00004

Üçüncü boyuta geçiş!
En nihayetinde Frozenbyte, üçüncü oyun Trine: The Artifacts of Power’ı bir fragmanla beraber Mart ayında duyurdu. Haber başlığını ilk gördüğümde sevinmiş olsam bile önceki oyunlardan farklı olarak bir beklenti içine girmedim. Trine’ın ilk iki yapımı oyun yapısı olarak neredeyse aynıydı. İki boyutlu düzlemde bulmacalar çözmeye çalıştığımız, karakterleri zamanla geliştirdiğimiz oyun yapısı aynı ilk oyunda olduğu gibi ikinci oyunda da korunmuştu. İşte beklenti içine girmememin sebebi de tam buydu. Ama Frozenbyte’ın yayınladığı fragmanı izlediğimde heyecanım bir anda katbekat arttı. Çünkü Trine yeni oyunuyla beraber oyun yapısında bir takım değişikliklere gidiyordu. Dikkat çeken en önemli yenilikler oyunun iki boyutlu düzlemden çıkıp üçüncü boyuta geçiyor oluşu ve karakterlerimizin sahip olduğu yeni yeteneklerdi. B da bulmacaların daha komplike hale geleceğini düşündürüyordu. Ayrıca görsellikte farklı bir boyut kazanacaktı.

Oyunun erken erişim versiyonu elime ulaştı ve hevesle başına oturdum. Oyun içeriğine göz attığımda erken erişim versiyonunda yalnızca iki senaryo bölümünün yer aldığını gördüm. Bunun dışında ise iki adet challange ve iki adet ekstra içerik yer alıyor. Sunulan içeriği bir oturuşta bitirdim. Yetmedi bir daha oynadım. Yazacağım bahsedeceğim şeyleri not aldım ve bu sırada bir şey atlamamak için bir daha oynadım. Gelelim üçüncü oyun ile beraber gelen yeniliklere ve erken erişimden gözlemlediklerime.

Trine 3: The Artifacts of Power’la beraber yolumuza aynı kahramanlarla yani Pontius, Zoya ve Amadeus ile devam ediyoruz. Trine’da maceramız, büyü ilminin öğretildiği en önemli yer olan Astral Akademesi’nin saldırıya uğraması ile başlıyor. Bu akademi büyüye dair pek çok sır barındıran gizli odalara ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle burada eğitim gören, araştırma yapan büyücüler bu sırların yanlış ellere geçmemesi için hayatı pahasına yemin ediyorlar. Pek tabii akademinin devasa bir yaratık tarafından saldırıya uğraması korku yaratıyor. Büyücüler bu yaratığı durduramayınca artık ülkede büyük nam salmış olan üç kahramanımızdan destek almak için haber yolluyorlar. Peki onlara nasıl ulaşıyorlar? Tabii ki gizemli ruh nesnesi Trine sayesinde.

2015-05-20_00007

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!
Oyunun ilk bölümünde öncelikle her bir karakterin o an ne yaptığına bir göz atıyoruz. Cesur şövalyemiz Pontius’la goblinler tarafından çalınan masum bir koyunu kurtarmak için maceraya atılıyoruz. Hırsız Zoya ile yine değerli bir taşın peşine düşüyoruz. Amadeus ileyse… Amadeus her zamanki gibi öyle pek de macera peşinde koşma gayreti göstermiyor. Hawaii’yi andıran bir sahilde gününü gün ediyor ama biz de sahili keşfe çıkıyoruz elbette. Tam da üç kahramanımız istediklerini elde etmişken Trine geliyor ve bir kez daha bu üç karakterin kaderi birbirine bağlanıyor.

Trine 3: The Artifacts of Powers ile birlikte önceki oyunlardaki oyun işleyişi korunuyor. Yani yine belli platformları geçmeye, bulmacaları çözmeye çalışıyoruz. Puanlar toplayarak topladığımız puanlarla yeteneklerimizi geliştireceğiz gibi gözüküyor. Gibi gözüküyor diyorum çünkü oyunun erken erişim versiyonuna henüz bu yetenek penceresi eklenmiş değil. Piramit şeklindeki puanları toplamak bu nedenle, bu versiyonda, şu an biraz manasız.

Oyun mekaniklerine baktığımız zaman ise artık sadece iki boyutta sıkışıp kalmadığımızı belirtmiştim. Eski oyunlarda yalnızca ileri ve geri gidebiliyorduk. Haritanın arka planda görülen kısımlarına ulaşamıyorduk. Yeni oyunla beraber geriye ve öne doğru ilerleyebiliyoruz. Karakterlerimizi yakın plandan detaylı bir biçimde, önden, arkadan ve yanlardan inceleyebiliyoruz. Bulmacalarda bu üçüncü boyutun etkisi haliyle görülüyor. Artık çözmemiz gereken noktaları üçüncü boyutu hesaba katarak çözüyoruz.

Yine karakterler arası geçişi tek tuşla sağlayabiliyoruz. Her karakterin kendi sağlık barı bulunuyor ve önceki oyunlarda olduğu gibi bir karakter öldüğünde diğerine geçiş yapabiliyoruz. Checkpoint noktalarına ulaştığımızdaysa yine ölen karakterimiz sağlığının yarısını geri kazanıyor. Şimdi tek tek bu karakterlerde ne değişmiş ona bakalım. Pontius! Cesur, şişko ama becerikli şövalyemiz. Pontius yine savaşlardaki bir numaralı adamımız olacak. Onun kılıcı ile düşmanları doğduğuna pişman edeceğiz. Ancak Pontius yeni oyunla beraber yeni bir yeteneği bulunuyor. O da zıpladığında kalkanıyla beraber süzülmek. Pontius artık yüksek bir yerden zıplarken kalkanını havaya kaldırıp bir paraşüt misali kullanıyor ve havada süzülebiliyor. Bu da platformlar arasındaki bazı geçişlerde büyük kolaylık sağlıyor. Biraz çapkın, biraz ürkek büyücümüz Amadeus ise yine nesne oluşturma ve telekinezi yeteneğiyle hala yüksek yerlere çıkabilmemiz, oyundaki platform mekaniklerini kullanabilmemiz için bir numaralı yardımcımız. Ancak şöyle bir durum var. Önceki oyunları hatırlarsanız Amadeus’un bir kutu oluşturabilmesi için imleç ile bir kare çizmemiz gerekiyordu. Veya düz bir platform için düz bir çizgi çiziyorduk. Üçüncü oyunla beraber artık Amadeus tek tuşla bir kutu oluşturabiliyor. Ancak henüz yetenek penceresi açılmadığından diğer türdeki platformları nasıl oluşturacağını bilmiyoruz. Ayrıca eskiden kutuyu çizerken boyutunu da ayarlayabiliyorduk. Şimdi tek tuşla direk kutuyu oluşturabildiğimiz için farklı boyutlarda kutuları nasıl oluşturacağımızda muallakta olan başka bir konu. Ve gelelim son kahramanımız, güzel hırsızımız Zoya’ya. Zoya yine oklarıyla düşmanlarına etkili saldırılar yapabiliyor. Örümcek adam gibi oradan oraya halatlarla uçup kaçabiliyor. Ancak bunun dışında oyun içerisinde belli nesnelere halat atarak bu nesneleri çekebiliyor ve başka yerlere ipin diğer ucunu bağlayabiliyor. Bu yeteneği bazı bulmacaların çözümünde kullanabiliyoruz.

2015-05-20_00016

Oyunun ilk iki bölümünde çok da zor olmayan bulmacalar beni karşıladı. Yine fizik motorunun gücünü kullanarak çözmeye çalıştığımız bulmacalarda demin de söylediğim gibi üçüncü boyutun etkisi görülüyor. Oldukça çabuk biten senaryo bölümünden sonra ise iki adet challange bölümüne göz attım. Her iki challange bölümünde de yalnızca Zoya’yı kontrol edebiliyoruz. Zoya’yı bölümün sonuna kadar ulaştırmaya çalışıyor ve yine bulmacaları çözmeye çalışıyoruz. Bölümler pek uzun olmasa da deneme yanılmayla çözeceğiniz bulmacalar yüzünden pek çok defa ölebiliyorsunuz. Öldüğünüz zaman ise bir checkpoint noktası olmadığı için bölümün en başından tekrar başlıyorsunuz. Ancak korkmayın. O ana kadar yaptığınız her şey yerli yerinde duruyor. Oyunun tam sürümü çıktığında ise muhtemelen diğer karakterleri de tek tek kontrol edeceğimiz challange bölümleri yer alacağını belirteyim.

Bu challenge bölümleri dışında ekstra iki bölüm varki bir amacı olmayan, gezip dolaşabildiğiniz bölümler. Sanki bir tema parkmışçasına rqastgele nesnelerin olduğu, oyunun senaryosu veya challange bölümlerindeki gibi hoşi gözüken arka planların olmadığı bu bölümlerde vakit geçirebilirsiniz ancak çok da gerekli değiller. Son oalrak ise co-op desteğinden ve bazı sorunlardan bahsedeceğim. Oyunun senaryo modunu arkadaşlarımızla veya internetten rastgele oyuncularla co-op olarak oynayabiliyoruz. Her oyuncu bir karakter alıyor ve toplamda üç kişiyle senaryo da ilerlemek daha kolay oluyor. Oyun ayarlarından her karakterin farklı bir kahramanı canlandırmasını veya bunu önemsemiyorsanız oyun içerisinde aynı karakterlerin seçilebilmesini sağlayabilirsiniz. Ancak co-op modda bazı bağlantı hatalarının yaşanması can sıkıcı olabiliyor. Bunun dışında oyunda nadiren yaşanan grafiksel hatalar yer alıyor. Son olarak ise Trine’ın en çok beğendiğim yanı fizik motorunda bu defa bir eksilik var gibi. Bu eksikliğin ne olduğunu şu an için tam olarak söyleyemem ama fizik motorunun hissiyatı önceki oyunlardaki gibi değil.

2015-05-21_00003

Oyunun henüz erken erişimde olması, elbette eksik yanlarının mazereti olarak kabul edilebilir. Henüz yetenek sistemine dair bir şey görmedik. Diğer senaryo bölümlerinde görseller elimizde yok. Oyuna daha sağlık iksirleri bile eklenmemiş. Yani bu yüzden Trine’ı şu haliyle eksik yanları yüzünden kötülemek büyük bir hata olacaktır. Önceki Trine oyunlarından zevk aldıysanız bu oyun piyasaya sonbaharı şimdiden bekleyin. Trine üçüncü oyunu The Artifacts of Power ile bir kez daha yüzünüzü güldürecektir.

Enes Özdemir

Henüz yorum yok.

Yorum Yapın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

LEVELONLINE

Burası Türkiye'nin en çok satan oyun dergisi LEVEL'ın web sitesi... Site, dergiden bağımsız bir yapıya sahip. Yani site içeriği ayrı, dergi içeriği ayrı...

Her gün onlarca; haber, özel haber, inceleme ve makale yazıyoruz. Her gün güncelleniyoruz. Birçok son dakika haberi de cabası... Tüm bunları Türkiye'nin en tecrübeli oyun editörleri yapıyor.

TWITTER

Oyuna geldik! #GameX2016 https://t.co/kripbMsCHd
Yeni Razer Kraken V2 ve ManO’War 7.1 Kulaklıklar Oyuncularla Buluştu! https://t.co/FbGQnccRRI https://t.co/jnNVT7k8w7

Flickr